düzeltmek ya da düzeltmemek

Çocuklarla çalıştığım dönemlerde sık sık başıma gelen bir şey vardı: okula başladıktan sonra ayakkabısını kendi kendine giymeyi ilk kez deneyimleyen bir çocuğun ayakkabısını ters giymesi. Bunun sonucunda iyimser senaryoda çocuğu okuldan almaya gelen yetişkin, o an beni çağırıp çocuğun duymayacağı şekilde “e hocam ters giymiş ayakkabısını” gibi hafif sitemkar bir söylemde bulunurdu. Kötümser senaryoda ise... Okumaya Devam et →

gözlem

“Çocukları gözlemledikçe, onların ruhunun canlılığını, yaptıkları her işte ortaya koydukları maksimum çabayı, tüm yaşam olaylarına getirdikleri sezgi, dikkat, odaklanmayı ve deneyimlerken yaşadıkları katıksız neşeyi görüyoruz." der Maria Montessori. Montessori felsefesinin en güzel taraflarından biri, tüm çocukların biricik kabul etmesi ve kendi gelişim çizgileri üzerinde takip etmesidir. Bu takibi yapabilmek, çocuklarımızın davranışlarının altındaki ihtiyaçları tespit edebilmek... Okumaya Devam et →

Gerçek İşler

Zaman geçtikçe daha çok gerçek işlere merak saldığını, dahil olmak istediğini gözlemliyorum. Cem kardan yadigar kalan buzları kırarken, Eren de süpürüyor. Yerde bir kırıntı gördüğünde koşarak el süpürgesine gidiyor, temiz de olsa etrafı şöylece bir süpürüyor. Yatağa yorganı sererken bir ucundan tutuyor, biraz ce e oynuyoruz. Çamaşır katlarken katlamak için benim katladıklarımı yeniden katlamayı seçiyor🙈... Okumaya Devam et →

Montessori Okulundan Sonra Geleneksel Okul

Okul öncesi dönemde çocuğunu Montessori okuluna göndermeyi düşünen ailelerde beliren ortak sorulardan biri; çocuklarının ilkokul zamanı geldiğinde geleneksel bir okula gitmesi durumunda adaptasyonda sıkıntı yaşayıp yaşamayacağı oluyor. “Ortak bir müfredata, grup eğitimine uyum sağlayabilecek mi?” “Bir sıra üzerinde 40 dakika oturup ders dinleyebilecek mi?” vb. sorular kurcalıyor akılları. Ülkemizde ilkokul seviyesinde Montessori okulu bulmak pek... Okumaya Devam et →

yapboz

🧩 Benim uzun yıllar en büyük hobilerimden biri yapboz yapmaktı. Önce kedili, sonra bebekli ev derken bir süredir yapamıyorum. Eren büyüdüğünde beraber yapboz yapmak en büyük hayallerimden biri. Geçen hafta ilk seviyeden, iki parça ile başlangıç yaptık😊 Bugünlerin favorisi bu ikili yapbozlar. İlk aldığım gün bir hata edip ayırmadan kutuyu Eren’in önünde açtım. Ne demişler... Okumaya Devam et →

Fare ile Dağ

Farklı türlerden eserleriyle tanıdığımız yazarların çocuk kitaplarını toplamayı seviyorum. Fare ile Dağ’ın yazarı Antonio Gramsci ile üniversite yıllarımdan beri karşılaşmamıştım, kitabı görünce eski bir dostla karşılaşmış gibi hissettim:) Gramsci’nin eşine yolladığı bir mektupta çocuklarına anlatması için yazdığı bir halk masalından çıkmış öykü. Savaş nedeniyle doğası tahrip olan bir köyün dayanışmayla eski bereketli günlerine dönmesini anlatıyor.... Okumaya Devam et →

Sabah Rutini

Dakikası dakikasına planlı bir günümüz yok ama bize iyi gelen, geçişleri rahatlatan, Eren’in günün akışını takip edebilmesi için rutinlerimiz var. Ve rutinler sanırım sadece Eren’e değil, bana da çok iyi geliyor. Sabah Cem işe gitmeden kahvaltımızı etmiş oluyoruz çoklukla. Sonra Cem işe gidiyor. Ben biraz ortalığı toparlıyorum, kahvemi yapıyorum, Eren’in meyve ve kuruyemişini hazırlıyorum. Eren... Okumaya Devam et →

Karlı Bir Kış Günü

Karlı bir kış gününde diye başlamış hikaye... Dışarıda kar fırtınası olması ya da havanın eksi bilmemkaç derece olması çocuğun keşif isteğini engellemiyor gördüğünüz gibi. Gün boyunca sürekli bu balkonun ya kapısının önünde ya da arkasındaydı Eren. Çünkü gözlemleyecek çok şey vardı; karda yem bulamayan kuşlar balkonumuzdaki yemliğe geldiler mesela sürekli, çevredeki her çeşit kuşu misafir... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑