“Övgü, yardım ve hatta bir bakış bile onu rahatsız etmek veya faaliyeti yok etmek için yeterli olabilir. Söylemesi garip görünüyor, ancak bu, çocuk yalnızca izlendiğinin farkına varsa bile gerçekleşebilir. Ne de olsa, bazen birisi ne yaptığımızı izlerse çalışmaya devam edemeyeceğimizi hissederiz. Öğretmene ve ebeveyne başarı getiren büyük ilke şudur: Konsantrasyon başlar başlamaz, çocuk yokmuş gibi... Okumaya Devam et →
daha sade bir hayata dönüş
Mevsimler geldi geçti yazmayalı; göçebe bir yaz, durulmaya çalıştığım bir sonbahar. “Orada bir köy var uzakta” diyerek başlamıştım yazılarıma. Üç senelik Amerika maceramızı bavullara sığdırdık ve uzaktaki köyümüze döndük. Yaz benim için koşturmacalı ve yorucu ama bir yandan da bol kavuşmacalı geçti. Koşturmacalı şehir hayatına değil de küçük bir hayata dönecek olmak bu kararımız konusunda... Okumaya Devam et →
montessorik ebeveynlik
Montessori felsefesi ile belki henüz bir çocuğunuz yokken bir arkadaşınızın çocuğunun kendi kendine ayakkabılarını giymesinden etkilendiğinizde, belki çocuğunuz dünyaya gelmeden ona hazırlanmak için bir şeyler araştırırken, belki kreş zamanı geldiğinde okul araştırırken karşılaşmış olabilirsiniz. Bazen felsefe ilginizi çekse de “geç mi kaldım”, “yeterince bilgi sahibi değilim”, “çocuğumu Montessori okuluna gönderemeyeceğim, kafası karışmaz mı?” gibi sorular... Okumaya Devam et →
buluttur geçer
Geçenlerde Eren’le balkonda oturmuş fırtına öncesinde üzerimizden hızla geçen bulutları izlerken “duygular da bu bulutlar gibi işte; gelip geçiyorlar.” cümlesi belirdi zihnimde. Nerede duyduğumu bir türlü hatırlayamadığım bu cümle çoğu zaman içinde kalmakta zorlandığım duygular kapladığında içimi biraz hafifletiyor. Bu aralar içinde kaybolduğum belirsizliklerin yarattığı kaygı sardığında içimi, kendime sesleniyorum; evet bulutlar varlar, buradalar, ben... Okumaya Devam et →
Bağımsızlığa Giden Yol
Bir Montessori sınıfından içeriye girdiğinizde keyifli konsantrasyon mırıltılarının ve minik sohbetlerin altyapısında bir sessizlik karşılar sizi ve hepsi kendi işinde bağımsız çocukların bağımsızlığıyla büyülenirsiniz. Felsefe içerisinde hazırlanmış ortam olarak tanımlanan sınıf, çocukların fiziksel, bilişsel, duygusal ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri şekilde düzenlenen güvenli ve çocukların bağımsızlaşma yolunda onlara destek veren ortamdır. Çocuk bu ortamda çevresiyle olan etkileşimiyle bağımsızlığını... Okumaya Devam et →
Nedir Bu Montessori?
Bazen sosyal medyada gezinirken Montessori felsefesi hakkında çok fazla yanlış anlaşılma ve kafa karışıklığı olduğunu görüyorum. Kimisi bir moda olduğunu düşünüp burun kıvırıyor, kimisi çocuğunun odasına çatılı bir yatak koyarak felsefeyi uyguladığını sanıyor, bir başkası ahşap oyuncaklar ya da Montessori materyalleri alıyor, bazısı bunun sadece zenginlere yönelik bir sistem olduğunu düşünüyor, bazısı Montessori felsefesinin çok... Okumaya Devam et →
Sessizliğin Sesi
“Sessizliği dinle, söyleyecek çok şeyi var.” der Rumi. Çok da güzel söyler ancak günümüz dünyasında bu sessizliğe ulaşabilmek birçoğumuz için çok zor. Evlerimizde televizyonun sesi, müzik sesi, ev aletlerinin sesi, dışardan gelen araba sesi, sokağın sesi. Çevremiz seslerle kuşatılmış durumda. Sessizliği deneyimleyebilmek anlamlı çabaları gerektiriyor. Peki çocukların sessizlikle ilişkileri nasıl? Maria Montessori, bir gün sınıfa... Okumaya Devam et →
Eller, eller, eller
“Eller zihnin enstrümanlarıdır” der Maria Montessori. Montessori eğitiminin kalbi ellerindedir. Çocuk kendini elleriyle inşa eder. Çünkü özellikle okul öncesi dönemde çocuğun eline koymadığımız şeyi zihnine koymamız mümkün değildir. Elin işlevi çocuklar için olduğu kadar, insanlık için de hayati önem taşır. Yemek yapıyoruz, araba kullanıyoruz, birilerinin elleriyle yaptığı ürünleri giyiyoruz, otomatize olan dünyada yazılımları yapmak için... Okumaya Devam et →
Bir sözcük tuttum
Göçmenliğin en güzel yanlarından biri sanırım farklı kültürlerin yanı sıra farklı öncelikleri, incelikleri de görmek. Sürekli bir şeyler var coşkuyla ve büyük bir özenle kutlanacak. Şimdilerde tüm sokaklar ışıl ışıl, neredeyse tüm evlerde basit de olsa bir renk, az sonra Noel Baba bir yerden çıkacak gibi bir hava. Yıl sonunda birçok insana gelen, gitmekte olan... Okumaya Devam et →
Orda Bir Köy Var Uzakta
"Çocuk yetiştirmek için bir köy gerekir" der bir Afrika atasözü. Burada bahsedilen köy elbette kırlarında koşabileceğimiz, evimizin yanından şırıl şırıl minik deresi akan köy değil (tabii fiziksel koşulların böyle olmasına da hayır demeyiz). Çocuk sahibi olmaya karar verirken düşünülmesi gereken temel konulardan biri belki de “çocuğumu huzurla yetiştirebileceğim bir köyüm var mı?” olmalı. Bebeğimiz içimizde... Okumaya Devam et →