
Güneşe, havanın parıldamasına baksan bahar gelmiş sanırsın. Ama gerçekler -3 derece. Bu fotograftan az önce arabadan bir şey almaya gidip eve döndüğümde, dışarıya çıkmamaya yeminliydim. Ama Eren üstünde montu, ayağında ayakkabıları ve kafasında şapkasıyla “gel” demeye başlayınca tüm yeminler yutuldu. Küreğini aldı ve hızla dışarı çıktık. Önce kapının önündeki buzda yürüyüp, eğim nedeniyle son adımda kayıp popo üstü oturdu, hoşuna gitti. Dört kez daha yaptı aynı şeyi, her düşüşte kıkırdadı. Sonra başladı yürüyüşümüz, Eren liderliğinde yürüyüş, benim güvenlik dışında müdahalede bulunmadığım, onu izlediğim bir yürüyüş.⠀⠀⠀⠀⠀
Güneş pırıl pırıldı. Hava soğuktu. Yerler buzdu. Önce bir kaz sürüsü geçti üzerimizden, onları izledik, karga sandı kazları seslerinden ötürü, kazlardan bahsettik. Sonra bir baykuş öttü uzun uzun onu aradık. Sonra uçak geçti üzerimizden, gitti diye çok üzüldü. Yolun kenarındaki çakılları attı göle, sonra küreğiyle taşıdı aynı çakılları. Dışarısı onun için bitmek bilmeyen bir öğrenme alanı. Dolayısıyla onu yönlendirmeme yada bakacağı şeyleri reçete etmeme gerek yok. O her şekilde yolunu buluyor, kendine hareket alanı yaratıyor. ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀
Bazı zamanlarda çocuklarımız bir şeyleri kaçırmasınlar, eğlensinler, keyif alsınlar diye doğa yürüyüşlerini bile planlarız, gördüğümüz her şeyi onlara da göstermeye meyil ederiz ya da sonunda varacağımız bizce çocuğumuzu çok mutlu edecek o şeye ulaşmak için acele ederiz de yolda olmanın keyfini kaçırırız.
Eğer denemediyseniz daha önce bu hafta çıkacağınız bir yürüyüşte liderliği çocuğunuza verin ve onu izlemenin, etrafa onun gözleriyle bakmanın, bir yere yetişme gayesi olmadan onun heyecanına ortak olmanın keyfini çıkarın. Bağımlısı olacaksınız🧡
Yorum bırakın