
“Bir çocuğun işi, gelecekte olacağı insanı yaratmaktır. Bir yetişkin ortamı mükemmelleştirmek için çalışır, ancak bir çocuk kendini mükemmelleştirmek için çalışır.” der Maria Montessori. Bunu en net gördüğümüz alan günlük yaşamdır. Evlerimizde hayatın sürdürülebilmesi için gereken bütün işler bunu kapsar. ⠀
Yerler kirlendiğinde süpürüyoruz, giysilerimiz kirlendiğinde yıkıyoruz, kurutuyoruz, yerleştiriyoruz, bulaşıklarımız kirlendiğinde yıkıyoruz vs. Bu görevler evde bir kişiye atanmış işler değil, hepimizin yaptığı işler. Biz yetişkinler için bu işler sıradan ve angarya işler olarak görülse de, çocuğumuz için asla sıradanlaşmazlar, çünkü bu işler kendisini mükemmelleştirmesi için müthiş fırsatlardır.
Peki Nasıl Öğretelim?
Öğretmeyelim. Yapılandırılmış bir iş olarak kurgulamayalım da. Çocuğunuzun merak ettiğini, size eşlik etmeye hevesli olduğunu gördüğünüzde doğallıkla onu yaptığınız işe katmanız yeterli aslında. Örneğin; siz mutfak tezgahında yemek için hazırlık yaparken ona size eşlik etmesini teklif edebilirsiniz, eğer isterse sizi rahatça izleyebileceği ve istediğinde iş yapabileceği bir sandalyeye, basamağa yada öğrenme kulesine çıkmasını sağlayabilirsiniz. Sonrasında ilgisine ve becerisine bağlı olarak sadece izleyebilir, sebzeleri yıkayabilir, belki bazılarını doğrayabilir.
Yine mottomuz “çocuğu izle”. O size yolu gösterecek, o yolu gördükten sonra yapmanız gereken tek şey çevreyi düzenleyip ona bağımsızlaşması için alan yaratmak.
Videoda balkondaki kuş yemlerini salona taşıyan Eren’in yerleri süpürdüğü bir kesit izliyoruz😊. Montessori çocuğu diye illa ahşap saplı süpürgeyle süpürecek değil, çocuk teknoloji seviyor🙈
Yorum bırakın