Bir süredir Eren’le sabahları bir rutinimiz var: Kahvaltı sonrası sitenin yanındaki inşaatı teftiş etmek☺️Sabah evden çıkıp sitede biraz dolandıktan sonra inşaata gidiyoruz. Tüm araçlar çalışıyor ve ortam çok gürültülüyse kısa oluyor ziyaretimiz ama koşullar uygunsa uzun uzun izliyoruz. İlk ziyaretten sonra dersini çalışan ben (bkz. 2. Foto) iş makinelerinin isimlerini, aklımda kaldığı kadarıyla özelliklerini anlatıyorum. Sonra inşaatın hemen arkasındaki bir evin merdivenlerine oturup fındık yiyoruz. Biraz daha dolaştıktan sonra son durağımız olan sitenin önünden geçen caddenin kenarında, çimenlere oturup biraz arabaları izliyoruz. Sonrası ev…
Bu fotoğrafla ilgili değinmek istediğim iki nokta var: Rutinler ve dil gelişimi.
Rutinler hem benim günü planlayabilmem, hem de Eren’in kendini planlayabilmesi için çok kıymetli. Günün akışında kendiliğinden rutin haline gelen şeyler ise şifalandırıcı. Örneğin bir gün inşaat teftişinden dönerken Eren kucak istedi, belim ağrıdığı için “istersen şu merdivende oturup dinlenelim” dedim. Otururken çantadaki fındıkları çıkardım, yedik. Ertesi gün inşaat teftişinden dönerken kendisi direkt o merdivenlere gidip oturdu ve böylece aramızda tatlı bir rutin oluştu.
Dil gelişimi ile ilgili ayrı bir post çıkacağım ama özetlemek gerekirse 0-6 yaş çocukların bilgiyi sünger gibi emdikleri bir süreç. Bu nedenle bu süreçte onlarla konuşurken yavaş, anlaşılır ve doğru bir dille konuşmak, nesnelerin isimlendirmesini doğru yapmak çok kıymetli. Bizim için de öğrenecek çok şey var daha: Bugün iş makineleri, yarın dinozor çeşitleri 🙈
🌿Sizin rutinleriniz neler?


Yorum bırakın